Fethiye Körfezi’nde Dip Çamuru Temizliği Başlıyor

Fethiye Körfezi'nde marina ve demirli yatlar; körfezde dip çamuru temizliği ve yeni bağlama düzeni başlıyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Fethiye Körfezi’nin iç kısmında yıllar içinde biriken 16 milyon metreküp dip çamurunun üç yıl içinde temizleneceğini açıkladı. “Mapa-Şamandıra Sistemi ve Fethiye Dip Çamuru Temizliği Lansmanı”nda konuşan Kurum, Göcek ve Dalaman koylarını kapsayan yaklaşık 90 kilometrelik sahil şeridinde de düzenli bir bağlama sistemine geçildiğini duyurdu. Peki proje tam olarak neyi hedefliyor ve Türkiye’nin COP31 sürecindeki yeri ne?

Dip Çamuru Temizliğinde Kapsam Ne?

Fethiye Körfezi’nin iç kesiminde yaklaşık 600 hektarlık bir alanda biriken dip çamuru, iki dip tarama gemisiyle sahadan çıkarılacak. Bakan Kurum’un açıklamasına göre çalışma tamamlandığında iç körfezde ortalama 3,4 metrelik su derinliğine ulaşılması hedefleniyor.

Kurum, körfezde on yıllardır süregelen yoğun kullanım, kontrolsüz çapa hareketleri ve dipte biriken balçığın hem su altı ekosistemini boğulma noktasına getirdiğini hem de körfezin berraklığına gölge düşürdüğünü belirtti. Bakanlık, projeyi “geçici çözümlerin ötesine geçilen” bir adım olarak tanımlıyor ve iki ayrı bileşeni bir arada yürütüyor: koylardaki bağlama düzeni ile iç körfezdeki dip temizliği.

Koylara Yeni Bir Düzen: Mapa-Şamandıra Sistemi Nasıl İşliyor?

Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde koylara rastgele bırakılan ağır demir çapaların yerine 926 sabit bağlama mapası ve 906 tonoz yerleştirildi. Kurum, bir çapanın suya inmesinin birkaç saniye sürdüğünü ancak zincirin deniz tabanında sürüklenmesinin yıllar içinde oluşmuş deniz çayırlarını tahrip edebildiğini vurguladı; yani asıl tahribat çapanın kendisinden değil, tekrar eden sürüklenme hareketinden kaynaklanıyor.

Sistemi tamamlayan unsur, denetimden su kalitesinin anlık takibine kadar her şeyi tek çatı altında toplayan “DERİA” yazılımı. Bakan Kurum bu sistemi “denizin Google Maps’i” olarak tanımladı: denizciler koyları, boş bağlama noktalarını ve uygunluk durumunu harita üzerinden görüp doğrudan rezervasyon yapabilecek, ayrı ayrı yer aramak zorunda kalmayacak. Kurum, projenin başarısının yalnızca kurulan mapa sayısıyla değil, deniz tabanına inmeyen her kontrolsüz çapayla ölçüleceğini söyledi. Bakanlığa göre bu yaklaşım, sadece koyları düzenlemekle kalmıyor, İç Körfez’in iyileştirilmesiyle de bütünleşiyor.

Marmara Deneyimi Fethiye’ye Nasıl Taşınıyor?

Bakan Kurum, açıklamasında 2021’de yaşanan müsilaj krizini hatırlatarak Marmara Denizi’nde yürütülen çevre yönetim planına atıfta bulundu. O dönem yalnızca yüzeydeki köpüğün toplanmasıyla yetinilmediğini, sorunun kaynağına inildiğini belirten Kurum, bakanlığın Dünya Bankası ile masaya oturarak Marmara’daki atık su arıtma tesislerinin dönüştürülmesi için 400 milyon avroluk bir dış finansmanı, “Marmara Denizi Eylem Planı Kredisi”ni ülkeye kazandırdığını aktardı.

Aynı yaklaşım artık başka kıyı ve göl alanlarına da yayılıyor. Bakan Kurum, İzmit Körfezi’nde büyük çaplı bir dip çamuru temizliğinin sürdüğünü, İzmir Körfezi için 15 maddelik Acil ve Kısa Vadeli Eylem Planı’nın uygulandığını ve Eğirdir Gölü için hazırlanan projenin büyük bölümünün tamamlandığını aktardı. Bu adımlar, deniz kirliliğine karşı yürütülen daha geniş bir kıyı ve iç su restorasyonu programının parçası olarak sunuluyor.

COP31 Öncesi Somut Bir Vitrin mi?

Türkiye, COP31’e 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da ev sahipliği yapacak. Bakan Kurum, zirvede yalnızca hedef açıklamayacaklarını, Fethiye Körfezi’ni, mapa-şamandıra sistemini ve iç körfezdeki dip çamuru temizliğini sahadan örneklerle anlatacaklarını söyledi. Kurum’un COP31’de tanıtmayı planladığı diğer başlıklar arasında Marmara Denizi’ndeki çalışmalar, Sıfır Atık uygulaması ve depozito sistemi de yer alıyor. Bakan, “biz çözümü uygulayan bir ülke olacağız, biz modeli kuran bir ülke olacağız” ifadesiyle bu projelerin sunum stratejisindeki yerine işaret etti. Kurum, aynı duruşu daha önce 2035 elektrifikasyon hedefiyle de dile getirmişti.

Sonuç

Yeşil Ajanda olarak, Fethiye Körfezi’ndeki dip çamuru temizliğinin, Türkiye’nin COP31 sürecinde sahaya dayalı somut örnekler sunma stratejisinin bir parçası olduğuna dikkat çekiyoruz. Kıyı ve iç körfez ekosistemlerinin restorasyonu, yalnızca çevresel değil, turizm ve balıkçılık gibi kıyı bölgelerinde faaliyet gösteren sektörler için de doğrudan önem taşıyor. Marmara Denizi’nde uygulanan finansman ve yönetim modelinin İzmit, İzmir ve Fethiye’ye taşınması, benzer kıyı sorunlarıyla karşı karşıya olan diğer bölgeler için de bir referans oluşturabilir. Projenin üç yıllık takvimi ve somut hedefleri (600 hektar, 16 milyon metreküp, 3,4 metre derinlik), ilerleyen dönemde ölçülebilir bir denetim noktası da sunuyor.

Kaynak: TRT Haber

Kapak görseli: Alexey Komarov / Openverse (CC BY-SA 4.0)

Yeşil Ajanda Bülten

Her Pazartesi 09.00: haftanın yazısı, öne çıkan haberler ve sektörden kısa kısa, tek e-postada.

Yeşil Ajanda Bülten

Her Pazartesi 09.00: haftanın yazısı, öne çıkan haberler ve sektörden kısa kısa, tek e-postada.

Scroll to Top