AB’nin karbon kaçağını önlemek için devreye aldığı CBAM, 2026’da mali uygulamaya geçmeye hazırlanırken yeni bir revizyon paketiyle güçleniyor. Komisyon; çelik ve alüminyum yoğun bazı “aşağı akış” ürünleri 2028’den itibaren kapsama almayı, raporlama ve izlenebilirlik açıklarını kapatmayı ve AB üreticilerini geçiş döneminde destekleyecek Geçici Karbonsuzlaşma Fonu’nu kurmayı öneriyor.
CBAM neden yeniden “güçlendiriliyor”?
Komisyon, geçiş döneminde (Ekim 2023–2025 sonu) sahadan gelen geri bildirimler ve tespit edilen riskler nedeniyle CBAM’in etkinliğini artırmak istediğini söylüyor. Amaç; kaçınma girişimlerini azaltmak ve mekanizmanın “iklim etkisini” korumak.
Bir diğer gerekçe de şu: CBAM temel girdileri (ör. çelik, alüminyum vb.) kapsarken, bu girdileri kullanıp daha ileri aşamada ürün üreten AB firmaları için maliyet baskısı doğabiliyor. Bu da üretimin daha zayıf iklim politikası olan ülkelere kayması riskini (karbon kaçağı) büyütebiliyor.
2028’de en kritik değişiklik: “aşağı akış” ürünlere genişleme
Komisyon’un önerisine göre 1 Ocak 2028 itibarıyla CBAM, çelik ve alüminyum yoğun seçilmiş aşağı akış ürünleri kapsayacak şekilde genişletilecek.
Öne çıkan sayılar ve kapsam mantığı:
- Toplam 180 adet aşağı akış ürün ekleniyor.
- Bu ürünlerin %94’ü ağırlıkla sanayi tedarik zinciri ürünleri; ortalama %79 çelik/alüminyum içeriğine sahip.
- Sektör örnekleri: makine-teçhizat, araç bileşenleri, ev aletleri, inşaat ekipmanları.
- Seçilmiş ürünlerin ithalatı, hacim olarak mevcut CBAM kapsamındaki malların yaklaşık %15’i; değer olarak ise yaklaşık %53’ü düzeyinde.
- 2030’a gelindiğinde bu aşağı akış ürünlerden beklenen gelir, mevcut CBAM kapsamı altında beklenen gelirin yaklaşık %20–25’i mertebesinde öngörülüyor.
Önemli teknik detay: Aşağı akış ürünlerde CBAM yükümlülüğü hesaplanırken, metodolojinin “AB’de üretilseydi ETS kapsamında sayılacak sınırlar” içinde kalacağı; yani pratikte öncül girdilerin (precursor) emisyonlarının esas alınacağı anlatılıyor (örnek: üçüncü ülkede üretilen bir araç kapısında, esasen kullanılan çelik levhanın gömülü emisyonu).
Geçici Karbonsuzlaşma Fonu nedir, nasıl işleyecek?
Komisyon, CBAM kapsamındaki AB üreticilerinin üçüncü ülke pazarlarında “daha ucuz ve daha yüksek emisyonlu” alternatiflerle rekabet ederken zorlanması ve bunun küresel emisyonları artırabilmesi riskine dikkat çekerek Geçici Karbonsuzlaşma Fonu öneriyor.
Fonun ana çerçevesi:
- CBAM mallarında karbon kaçağı riski devam eden ürünler için, AB ETS kaynaklı karbon maliyetlerinin bir kısmını geri ödemek (reimburse) hedefleniyor.
- Destek, karbonsuzlaşma çabalarının gösterilmesi şartına bağlanıyor.
- Finansman: 2026 ve 2027’de CBAM sertifikası gelirlerinin %25’i üye devlet katkılarıyla fona; kalan %75 ise AB’nin “kendi kaynağı” (own resource) olarak kurgulanıyor.
Komisyonun “WTO uyumu” anlatısında dikkat çeken nokta: Desteğin ihracata değil, üretime ve “risk altındaki” belirli ürünlere odaklandığı; dolayısıyla amaçlanan şeyin “iklim odaklı eşitsizliği azaltmak” olduğu vurgulanıyor.
Türkiye’den AB’ye ihracat yapanlar için pratik anlamı
Bu paket, Türkiye gibi AB tedarik zinciriyle entegre üretim yapan ülkeler açısından iki açıdan önemli:
- Kapsam genişlemesi, yalnızca temel girdilerle sınırlı kalmayıp bazı aşağı akış ürünlere uzandığı için, AB’ye ihracat yapan firmaların ürün portföyü içinde “CBAM’a yeni girecek” kalemler oluşabilir.
- Mekanizma tasarımında “eşdeğerlik” ve AB dışındaki etkin karbon fiyatlarının düşülebilmesi gibi unsurlar, orta vadede karbon fiyatlama/izleme altyapısı güçlü tedarikçileri avantajlı kılabilir.
Takvim: 2026–2028 dönemi neden kritik?
- CBAM’in mali yükümlülükleri 1 Ocak 2026’dan itibaren kademeli devreye girecek; bu süreç, ETS’te ücretsiz tahsisatların kademeli kaldırılmasıyla paralel ilerleyecek ve 2034’e kadar uzanacak.
- Aşağı akış ürün genişlemesi için hedef tarih: 1 Ocak 2028.
- Elektrik ithalatında emisyon hesap metodolojisi ve “gerçek emisyon beyanı” koşullarında sadeleşme gibi değişikliklerin, kabul edilmesi halinde 1 Ocak 2026’dan itibaren elektrik ithalatına uygulanması öngörülüyor.



