COP31 Dönem Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim gündemine yeni bir elektrifikasyon hedefi taşıdı: 2035’e kadar dünyanın nihai enerji tüketiminin %35’inin elektrikten karşılanması. “35 by 35” olarak adlandırılan hedef, Kurum’un Carbon Brief röportajında “1,5 derecelik hedefi ulaşılabilir tutmak için gereken” bir eşik olarak tanımlandı.
“35 by 35” Hedefi Nereden Geliyor?
Kurum, hedefin siyasi bir tercih olmadığının altını çiziyor. “35 by 35”, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) analizlerine dayanıyor ve Paris Anlaşması’nın 1,5°C eşiğinin erişilebilir kalması için gereken elektrifikasyon düzeyini yansıtıyor. Kısacası hedefin çıpası siyaset değil, bilim ve enerji modellemesi.
Elektrifikasyon Neden Şimdi Öncelik?
Kurum’a göre hedefin aciliyeti güncel jeopolitikle doğrudan bağlantılı. Körfez’deki son savaş, enerji çeşitlendirmesini, özellikle yenilenebilir enerjiye geçişi ve elektrifikasyonu küresel önceliğe dönüştürdü. Kurum bunları, vatandaşları yüksek ve dalgalı enerji fiyatlarından korumanın “en kesin ve en temiz yolu” olarak niteliyor.
Röportajdaki bir diğer vurgu, tek ve ortak bir hedefin piyasaya vereceği sinyal. Uluslararası ilişkilerde parçalanmanın arttığı bir dönemde ortak bir ölçüt, hükümetleri, işletmeleri ve yatırımcıları aynı kıyasta hizalayarak net bir yatırım yönü çiziyor.
Hangi Ülkeler ve Şirketler Destekliyor?
Hedef, ilk olarak Haziran ayındaki Bonn iklim toplantılarında sunuldu; zemini ise Petersberg ve Kopenhag iklim diyaloglarındaki görüşmeler hazırladı. Kurum’a göre ilk tepkiler oldukça olumlu:
- AB, İngiltere ve Kanada hedefi memnuniyetle karşıladı.
- Brezilya (COP30) ve Etiyopya (COP32) dönem başkanlıkları destek verdi.
- Tüm taraflar, hedefin COP31 müzakerelerinin merkezinde yer alacağını teyit etti.
İş dünyasından gelen sinyaller de bu yönde. We Mean Business Coalition anketine göre şirketlerin %90’ı 2035’e kadar operasyonlarını büyük ölçüde elektrifiye etmeyi bekliyor, %88’i ise elektrifikasyonun işlerini daha rekabetçi kılacağını düşünüyor.
Hedefe Ulaşmanın Kritik Sektörleri
Kurum, hedefe ulaşmada üç sektörü öne çıkarıyor: binalar, ulaşım ve sanayi. Bu üç alan, küresel emisyonların yaklaşık %45’ini oluşturuyor. Elektrifikasyonun yaygınlaşması için ise iki koşulun altını çiziyor: gelişmekte olan ülkelere finansal destek ve şebeke ile altyapı yatırımı.
Hedef, COP28’de alınan yenilenebilir enerji kapasitesini üçe katlama kararının üzerine inşa ediliyor ve yenilenebilir teknolojilerin hızla düşen maliyetinden yararlanmayı amaçlıyor.
🔎 Uzman Notu: Kurum, elektrifikasyonu resmi müzakerelerden ayrı bir “eylem gündemi” (action agenda) girişimi olarak ilerletiyor. Eylem gündemi ile müzakere süreçleri ayrı ama tamamlayıcı; müzakerelerde nihai olarak neyin kararlaştırılacağını söylemek için henüz erken.
Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?
COP31’in Türkiye dönem başkanlığında yürütülüyor olması, hedefi ülkemiz açısından ayrıca kritik kılıyor. Türkiye’nin COP31 iklim seferberliği planı bu gündemle doğrudan örtüşüyor. Kurum, Türkiye’nin de iddialı adımlar attığını hatırlatıyor: 2035’e kadar 120 GW yenilenebilir enerji kapasitesi hedefi. Rüzgâr enerjisindeki son rekorlar da bu yönelimin somut işaretleri arasında.
Yeşil Ajanda olarak, elektrifikasyon hedefinin Türk sanayicileri ve enerji yatırımcılarını yakından ilgilendirdiğine dikkat çekiyoruz. Binalar, ulaşım ve sanayide elektrifikasyon, hem uyum yükümlülükleri hem de rekabet gücü açısından önümüzdeki on yılın belirleyici başlıklarından biri olacak.
Sonuç
“35 by 35”, COP31 masasına somut bir sayı ve ortak bir kıyas getiriyor. Hedefin bağlayıcı bir karara mı dönüşeceği yoksa gönüllü bir eylem gündemi olarak mı ilerleyeceği önümüzdeki aylarda netleşecek. Şirketler açısından ise sinyal bugünden okunabilir durumda: elektrifikasyon, maliyet ve rekabet denkleminin merkezine yerleşiyor. Gelişmeleri izlemek için Yeşil Ajanda’yı takip etmeye devam edebilirsiniz.
Kaynak: Carbon Brief – COP31 president says electrification is surest way to protect citizens





