AB Türkiye Raporu 2025: Çevre ve İklim Değişikliği

skdm

Avrupa Birliği (AB) ile katılım müzakereleri kapsamında her yıl hazırlanan ve Türkiye’nin AB müktesebatına uyumunu değerlendiren “AB Türkiye Raporu 2025” yayımlandı. Raporda, Türkiye’nin “çevre ve iklim başlığında belli adımlar atmasına rağmen AB müktesebatıyla uyum konusunda hâlâ önemli açıklar bulunduğu” vurgulandı.

Rapora göre Türkiye, özellikle iklim değişikliğiyle mücadelede yasal altyapıyı oluşturma konusunda ivme kazanmış durumda. Ancak uygulama sahasında, özellikle endüstriyel kirlilik, hava kalitesi ve doğa koruma alanlarında AB standartlarının gerisinde kalmaya devam ediyor.

Hava Kirliliği Alarm Veriyor

Rapor, Türkiye’nin hava kalitesi mevzuatının hala AB direktifleri ile uyumlu olmadığını belirtiyor. Özellikle ince partikül madde (PM 2.5) ölçüm sonuçlarının kamuya açık olmaması ve kirlilik eşik değerlerinin AB sınırlarının üzerinde olması ciddi bir eksiklik olarak not edildi.

hava kirliliği nedir

Sanayi tarafında ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın “Yeşil Dönüşüm Sertifikaları” uygulamasını getiren yönetmeliği kabul etmesi olumlu bir adım olarak görüldü. Ancak endüstriyel emisyonlarda izin sisteminin tam olarak AB standartlarına oturması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor. Türkiye, 2025’te yeni uygulama mevzuatı yayımladı ancak AB Endüstriyel Emisyonlar Direktifi ile uyum hâlâ sınırlı.

İklim Kanunu ve ETS: "Kısmi Uyum" Sağlandı

Raporun en dikkat çeken pozitif gelişmesi, Temmuz 2025’te kabul edilen İklim Kanunu oldu. Bu kanun ile Türkiye, yerli bir Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) kurulması için yasal zemini hazırladı. Karbon fiyatlandırması açısından kritik bir adım olarak görülen bu gelişmeye rağmen, Komisyon kanunun AB müktesebatı ile “hala sadece kısmen uyumlu” olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin Kasım 2024’te Paris Anlaşması ile uyumlu Uzun Vadeli İklim Stratejisini kabul ettiği belirtilse de, 2053 net sıfır hedefine ulaşmak için gereken kısa ve orta vadeli detaylı senaryoların henüz açıklanmadığına dikkat çekildi.

Atık Yönetimi: Geri Dönüşüm Arttı Ama Uyum Hâlâ Yetersiz

Türkiye’nin geri dönüşüm oranı %30’dan %36’ya yükseldi. Ancak AB, bu artışa rağmen atık yönetiminin genel uyum düzeyini yetersiz buldu.

  • Depozito yönetim sistemi 2025’te Sakarya’da pilot uygulamaya geçti.
  • Ancak yerel atık yönetim planlarının uygulanması zayıf.
  • Gemi söküm ve inşaat yıkıntı atıkları en kritik problem alanları olarak gösterildi.

Yenilenebilir Enerjide Rekor

Raporda, kurulu güçteki yenilenebilir kaynakların payı 2024’te %60,06’ya, üretimdeki payı ise %53’e yükseldiği, rüzgar ve güneş enerjisi, üst üste ikinci yıl yerli kömürden daha fazla elektrik üretildiği belirtildi.

konya karapınar güneş enerji santrali fotoğrafı

Bu başarıya rağmen Türkiye, linyit kömürü üretimine teşvik vermeye devam ediyor. Raporda, Türkiye’nin kömürden çıkış için hala bir tarih belirlemediği ve ithal kömürün enerji üretimindeki payının %20 seviyelerinde kaldığı eleştirisi yer aldı.

Biyolojik Çeşitlilik ve Doğa Koruma

Türkiye’nin:

  • Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi için ulusal hedef belirlemediği,
  • Ulusal biyoçeşitlilik stratejisi ve eylem planını henüz kabul etmediği belirtildi.
  • Orman, sulak alan ve doğal sitlerde planlama süreçlerinde AB standartlarından uzaklık vurgulandı.
  • Madencilik yönetmeliğinin korunan alanlarda faaliyetlere izin vermesi ciddi endişe kaynağı olarak not edildi.

Kimyasallar – REACH Uyumunda Geri Kalma

Türkiye’nin REACH mevzuatıyla uyum sağlamada yeterli ilerleme kaydedemediği, kimyasal kayıt ve yönetim sisteminin AB standartlarına uygun olmadığı belirtildi.

Gürültü Yönetimi

Gürültü yönetiminde AB’ye uyumlu mevzuat sürüyor ancak yenilik veya iyileştirme yok.

Sürdürülebilir Ulaşımda Sınırlı İlerleme

AB Komisyonu, Türkiye’nin ulaştırma politikalarında özellikle sürdürülebilirlik, emisyon azaltımı ve yeşil teknolojilerin benimsenmesi açısından sınırlı ilerleme kaydettiğini vurguladı.

  • Türkiye bazı sürdürülebilir ulaşım stratejileri üzerinde çalışsa da bu çalışmalar AB standartlarına tam uyumdan uzak.
  • Özellikle karayolu güvenliği, çok modlu taşımacılık, demiryolu serbestleşmesi ve denizcilik güvenliği konularında önemli eksikler bulunuyor.
  • AB, Türkiye’den:
    • Alternatif yakıtlar ve yeşil ulaşım teknolojileri için izleme ve teşvik mekanizmaları oluşturmasını,
    • Havacılık ve denizcilikte karbon azaltım hedefleri belirlemesini,
    • Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planları (SUMP) için ulusal bir “beyaz kitap” yayımlamasını,
    • Yerel ve merkezi yönetimler arasında ulaştırma politikası koordinasyonunun güçlendirilmesini bekliyor.

tüm ulaşım modları arasındaki bağlantıyı gösteren illüstrasyon

Su Yönetimi ve Deniz Stratejisi

  • İçme suyu direktifine uyum sağlanmadı.
  • Atık su arıtma tesislerinin kapsama oranı %91’de kaldı.
  • AB’nin Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifi ile ilgili hiçbir ilerleme yok.

Genel Değerlendirme: “Hazırlık Seviyesi Var, Ancak Uyum Açığı Büyük”

Avrupa Komisyonu’nun raporu, Türkiye’nin çevre, iklim ve sürdürülebilir ulaşım alanlarında:

  • Stratejik çerçeve oluşturma konusunda adımlar attığını,
  • Ancak mevzuat uyumu, uygulama kapasitesi, veri şeffaflığı, denetim ve yaptırım alanlarında AB standartlarının gerisinde kaldığını ortaya koyuyor.

AB’nin Türkiye’den öncelikli beklentileri:

  • Daha temiz hava politikaları
  • Etkin atık ve su yönetimi
  • Biyoçeşitliliği koruyan güçlü mevzuat
  • Endüstriyel kirliliğin azaltılması
  • Sürdürülebilir ve düşük karbonlu ulaştırma politikaları
  • Güçlendirilmiş iklim hedefleri

Dışişleri Bakanlığı’ndan AB Türkiye Raporu'na Tepki

Türkiye 2025 Raporu’nun yayımlanmasının ardından Dışişleri Bakanlığı, değerlendirmedeki yargı ve temel haklara ilişkin ifadeleri “taraflı ve mesnetsiz” olarak nitelendirerek rapora tepki gösterdi. Bakanlık, bu yaklaşımın Türkiye–AB ilişkilerindeki olumlu gündemle uyumlu olmadığını vurguladı. Açıklamada ayrıca, Türkiye’nin AB müktesebatına uyum konusunda sergilediği çabanın üyelik hedefine bağlılığının göstergesi olduğu ifade edildi.

Bakanlık, raporda Türkiye’nin çok boyutlu dış politikası ve bölgesel istikrara katkılarına yönelik olumlu değerlendirmelerin memnuniyetle karşılandığını belirtti ve AB’den daha yapıcı ve stratejik bir yaklaşım beklediklerini duyurdu.

Scroll to Top