Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı (SUMP) Nedir?

sürdürülebilir kentsel hareketlilik planı

Kentler, günümüzde dünya nüfusunun büyük bir kısmına ev sahipliği yapmakta ve ekonomik faaliyetlerin merkezini oluşturmaktadır. Ancak bu hızlı kentsel gelişim, beraberinde çözülmesi güçleşen kronik sorunları da beraberinde getirmektedir. Yoğun trafik sıkışıklığı, artan hava ve gürültü kirliliği, ulaşım kaynaklı yüksek sera gazı salımları ve ne yazık ki sıkça göz ardı edilen sosyal eşitsizlik. Geleneksel ulaşım planlama yaklaşımları, genellikle motorlu araçların hareketliliğini önceliklendirerek bu sorunları çözmek yerine, genellikle yeni yollar inşa ederek sorunun boyutunu daha da büyütmüştür. Türkiye’deki büyükşehirler de, bu küresel zorlukların tam merkezinde yer almaktadır.

Kentlerimizi yalnızca bugünün değil, aynı zamanda gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yaşanabilir ve dirençli kılmanın anahtarı, geleneksel düşünce kalıplarından köklü bir kopuşu temsil eden Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı (SUMP) yaklaşımıdır. SUMP, ulaşımı sadece bir altyapı sorunu olarak değil, kentsel yaşam kalitesinin, çevresel sağlığın ve ekonomik verimliliğin temel bileşeni olarak ele alır.

Bu kapsamlı rehber yazıda, Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı kavramının ne olduğunu, geleneksel ulaşım planlamasından farklarını, temel amaç ve ilkelerini, nasıl hazırlanıp uygulandığını, Türkiye ve dünyadan başarılı kentsel hareketlilik örneklerini ve böylesi planların çevresel, ekonomik, sosyal faydalarını öğreneceksiniz.

Yazı İçeriği
    İçindekiler tablosunu oluşturmaya başlamak için bir başlık ekleyin

    Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı (SUMP) Nedir?

    Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı (SUMP), şehirlerdeki insanların ve işletmelerin hareketlilik ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanan, yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen stratejik bir plandır. Avrupa Komisyonu tarafından 2013 yılında resmi olarak tanımlanan SUMP, geleneksel ulaşım planlamasından köklü bir şekilde ayrılır: Araç trafiğini hızlandırmak yerine, insanı merkeze alır. Bu plan türü, ulaşım sistemiyle ilgili tüm ulaşım modlarını (otomobil, toplu taşıma, yürüme, bisiklet, mikromobilite vb.) entegre biçimde ele alır ve uzun vadede sürdürülebilir bir ulaşım vizyonu oluşturur.

    Geleneksel bir ulaşım master planı “bu yola daha fazla araç nasıl sığar?” sorusuna cevap ararken, SUMP şunu sorar: “İnsanlar A noktasından B noktasına nasıl daha güvenli, sağlıklı, ucuz ve çevre dostu ulaşabilir?”

    Özellik Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı (SUMP) Geleneksel Ulaşım Master Planı
    Odak Noktası İnsan odaklı, Yaşam Kalitesi ve Çevresel Etki Araç/Altyapı Kapasitesi ve Trafik Akışı
    Kapsam Fonksiyonel Kentsel Alan (FUA), Disiplinlerarası Entegrasyon İdari Sınırlar, Ulaşım Sektörü Odaklı
    Hedefler Modal Dağılımın Değiştirilmesi, Eşitlik, Sağlık, Güvenlik Trafik Sıkışıklığını Azaltma, Seyahat Süresini Kısaltma
    Süreç Katılımcı, Döngüsel, Sürekli İzleme ve Değerlendirme Teknik Uzman Merkezli, Çoğunlukla Statik ve Sonuç Odaklı
    Ulaşım Türleri Tüm modların (yaya, bisiklet, toplu taşıma, motorlu araç) entegrasyonu Motorlu taşıt yollarına ve raylı sistemlere öncelik

    Tablo:SUMP ve Geleneksel Ulaşım Master Planı Karşılaştırması

    SUMP’un uluslararası alanda artan önemi, AB’nin revize TEN-T Tüzüğü (Trans-Avrupa Ulaştırma Ağı) ile somutlaşmıştır. Temmuz 2024’te yürürlüğe giren bu düzenleme, 431 kenti “kentsel düğüm noktası” (Urban Nodes) olarak tanımlamıştır. Bu şehirler, TEN-T ağının etkin işleyişi için hayati öneme sahiptir. Tüzük, kentsel düğüm noktalarının bir Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı benimsemesini ve kentsel hareketlilik göstergelerine ilişkin verileri düzenli olarak Avrupa Komisyonu’na sunmasını zorunlu kılmaktadır.

    SUMP Temel Amaçları ve İlkeleri

    Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planları, temel amaç olarak şehirlerde yaşam kalitesini artırmayı, ekonomik canlılığı korumayı ve çevresel sürdürülebilirliği sağlamayı hedefler. Ulaşımın yalnızca bir amaç değil, bir araç olduğu anlayışıyla hareket eden SUMP, kent sakinlerinin ve işletmelerin erişilebilirlik ihtiyacını karşılarken aynı zamanda trafik kaynaklı karbon emisyonlarını azaltmak, hava kalitesini iyileştirmek, gürültü kirliliğini düşürmek, yol güvenliğini artırmak ve enerji verimliliğini geliştirmek gibi somut hedefler içerir.

    SUMP’un 8 Önemli İlkesi

    Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı (SUMP), şehirlerde ulaşımı yalnızca bir “taşıma” faaliyeti olarak değil, yaşam kalitesini artıran stratejik bir unsur olarak ele alır. Avrupa Birliği’nin Urban Mobility Package rehberinde tanımlanan bu yaklaşım, sekiz temel ilke üzerine inşa edilmiştir:

    1. “Fonksiyonel Kentsel Alan” İçin Planlama: Bir şehir, yalnızca sınırları içindeki mahallelerden ibaret değildir; çevresindeki yerleşimlerle, iş bölgeleriyle, hatta günlük göçlerle bir bütündür. Bu nedenle SUMP, idari sınırlarla değil, gerçek ulaşım akışlarıyla tanımlanan “fonksiyonel kentsel alanı” dikkate alır. Amaç; kent merkezinden banliyölere kadar tüm bölgelerde erişilebilir, güvenli ve çevre dostu ulaşım seçenekleri geliştirmektir.

    2. Kurumsal Sınırların Ötesinde İş Birliği: Sürdürülebilir ulaşım ancak kurumlar arasında koordinasyon ve iletişim varsa mümkündür. Belediyeler, bölgesel yönetimler, ulaşım otoriteleri, enerji ve çevre kurumları hatta özel sektör… Hepsi aynı masada buluştuğunda, alınan kararlar tutarlı, tamamlayıcı ve etkili hâle gelir. Bu iş birliği, toplu taşıma, arazi kullanımı, sağlık, eğitim ve enerji politikalarının birbirini desteklemesini sağlar.

    3. Vatandaşları ve Paydaşları Sürece Dahil Edilmesi: Gerçek anlamda sürdürülebilir bir ulaşım planı, insanların ihtiyaçlarını merkeze alır. Vatandaşların, sivil toplum kuruluşlarının, iş dünyasının ve akademinin sürece aktif katılımı; planın benimsenmesini, desteklenmesini ve uzun vadede başarıya ulaşmasını sağlar. Erken ve şeffaf katılım, politik riskleri azaltır, güveni artırır.

    paydaş toplantısı

    4. Mevcut Durumun ve Geleceğin Değerlendirilmesi: Sağlam bir plan, doğru verilere dayanır. Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı, mevcut ulaşım sisteminin bugünkü performansını analiz eder, geleceğe yönelik senaryolar geliştirir ve bu bilgiler ışığında hedefler belirler. Böylece ilerlemenin ölçülebilmesi ve gerektiğinde yönün güncellenebilmesi mümkün olur.

    5. Uzun Vadeli Bir Vizyon ve Uygulama Planı: Sürdürülebilir ulaşımın başarısı, kısa vadeli çözümlerden değil, uzun vadeli bir vizyon ve açık bir eylem planından geçer. Bu vizyon, toplu taşıma, yaya, bisiklet, elektrikli araçlar, yük taşımacılığı gibi tüm ulaşım türlerini kapsar. Plan, aynı zamanda sorumlulukların, bütçelerin ve zaman çizelgelerinin net biçimde tanımlandığı uygulanabilir bir yol haritası içerir.

    6. Tüm Ulaşım Türlerinin Entegre Biçimde Geliştirilmesi: Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı, her ulaşım modunun (yaya, bisiklet, toplu taşıma, özel araç, yük taşımacılığı vb.) birbiriyle uyum içinde çalıştığı entegre bir sistem oluşturmayı hedefler. Bu, altyapıdan teknolojik çözümlere, teşviklerden finansal araçlara kadar çok yönlü bir yaklaşım gerektirir. Örneğin; akıllı ulaşım sistemleri (AUS), paylaşımlı araç platformları veya bisiklet yolları bu bütünsel yapının parçalarıdır.

    tüm ulaşım modları arasındaki bağlantıyı gösteren illüstrasyon

    7. İzleme ve Değerlendirme Mekanizması: Bir plan, sadece yazılı olduğu sürece değil, uygulandığında ölçülebildiği sürece değerlidir. SUMP sürecinde, belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını görmek için performans göstergeleri belirlenir. Düzenli olarak yapılan izleme ve değerlendirmeler, gerekirse planın güncellenmesini veya iyileştirilmesini sağlar. Ayrıca sonuçların halka açık biçimde paylaşılması, şeffaflığı güçlendirir.

    8. Kalite Güvencesi: Bir SUMP belgesi, sadece teknik bir plan değil, kentin geleceğini şekillendiren stratejik bir rehberdir. Bu nedenle planın hazırlanmasında, uygulanmasında ve güncellenmesinde kalite standartlarının korunması gerekir. Veri doğruluğu, risk yönetimi ve dış denetim gibi mekanizmalar, planın güvenilirliğini ve etkinliğini garanti altına alır. Bunun için SUMP Öz Değerlendirme Aracı (SUMP Self-Assessment Tool) gibi araçlar kullanılabilir.

    SUMP Nasıl Hazırlanır?

    Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı hazırlamak, sistematik ve katılımcı bir süreç gerektirir. Genel olarak SUMP süreci dört ana aşamaya ayrılır: Hazırlık ve Analiz, Strateji Geliştirme, Tedbir (Önlem) Planlaması ve Uygulama ile İzleme.

    Avrupa Birliği SUMP Kılavuzlarında da tanımlanan bu aşamalar, toplamda yaklaşık 12 adımdan oluşan döngüsel bir planlama sürecini oluşturur. Şehirlerin kapasitesine bağlı olarak bir SUMP hazırlığı genellikle 12-24 ay sürebilir; zira detaylı veri toplama, analiz, katılım ve onay süreçlerini içeren titiz bir çalışma gereklidir. Aşağıda, SUMP sürecinin temel aşamaları ve bu aşamalarda yürütülen başlıca faaliyetler özetlenmiştir:

    Hazırlık ve Analiz Aşaması (Aşama 1)

    İlk aşama olan Hazırlık ve Analiz, Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı sürecinin temelini oluşturur. Bu aşamada öncelikle belediye yönetimi ve ilgili kurumların karar alma desteği sağlanır; yani kentin SUMP hazırlama konusunda siyasi iradesi ve kararlılığı ortaya konur. Ardından proje ekibi ve yönetim yapısı oluşturulur: Belediye birimleri, uzman danışmanlar, üniversiteler ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan çalışma grupları belirlenir.

    Hazırlık sürecinin önemli bir adımı da paydaş analizi ve katılım planının oluşturulmasıdır. Ulaşımla ilgili tüm paydaşlar (kamu kurumları, ulaşım operatörleri, taksi ve dolmuş kooperatifleri, bisiklet toplulukları, engelli dernekleri, esnaf odaları vb.) haritalanır ve sürece nasıl dahil olacakları planlanır.

    Mevcut durum analizi ise bu aşamanın belki de en yoğun emek isteyen kısmıdır. Şehrin mevcut ulaşım verileri toplanır ve kapsamlı bir durum tespiti yapılır: Mevcut yol ağı ve kapasitesi, trafik hacimleri, toplu taşıma hatları ve yolcu sayıları, filo yapısı, yaya yolları ve bisiklet altyapısı, otopark kapasitesi, kaza kara noktaları, hava kalitesi ölçümleri gibi veriler derlenir.

    Strateji Geliştirme (Aşama 2)

    İkinci aşama olan Strateji Geliştirme, planın yönünü belirleyen kritik kararlara sahne olur. Bu aşamada öncelikle kentin ulaşım geleceğine dair bir vizyon tanımlanır.

    Vizyonun ardından, bu vizyonu gerçekleştirmek için gerekli hedefler ve öncelikler belirlenir. Hedefler somut ve ölçülebilir olmalıdır (ör. “2025’e kadar toplu taşıma modal payını %35’e çıkarmak” veya “yıllık trafik kaynaklı CO₂ emisyonlarını %20 azaltmak” gibi).

    Strateji geliştirme sürecinde çeşitli senaryolar da değerlendirilebilir. Örneğin, “Mevcut eğilim devam ederse 2030’da trafik durumu ne olur?” vs. “Toplu taşıma iyileştirilirse veya yol fiyatlandırması getirilirse sonuç ne olur?” gibi senaryolar karşılaştırılır.

    En önemlisi, bu aşama geniş katılımlı çalıştaylarla desteklenir. Paydaşlar ve vatandaşlar, hedef ve stratejilerin belirlenmesi sürecine aktif katılır. Bu aşamanın çıktısı, SUMP için net hedefler, ölçülebilir göstergeler ve öncelikli müdahale alanlarının tanımlanmış olmasıdır.

    Önlem (Tedbir) Planlaması (Aşama 3)

    Üçüncü aşama Tedbir Planlaması, SUMP’ın somutlaştığı, stratejilerin eylem planlarına dönüştüğü evredir. Bu aşamada belirlenen vizyon ve hedeflere ulaşmak için alınacak önlemler, projeler ve politikalar listelenir ve detaylandırılır.

    Tüm tedbirler belirlendikten sonra, bunlar etki ve fizibilite açısından önceliklendirilir. Genellikle kısa, orta ve uzun vadeli eylemler olarak bir takvimlendirme yapılır. Kısa vadeli (1-2 yıl) önlemler nispeten düşük maliyetli ve hızlı uygulanabilir adımlardır (ör. bisiklet park yerleri, servis optimizasyonu gibi). Orta vadeli (3-5 yıl) önlemler altyapı projelerini içerebilir (yeni otobüs hatları, kavşak düzenlemeleri). Uzun vadeli (>5 yıl) önlemler ise metro hattı inşası gibi büyük projeler olabilir.

    Ayrıca her önlem için sorumlu kurumlar ve paydaşlar belirlenir. Her eylemin bir tahmini bütçesi çıkarılır ve finansman kaynakları araştırılır. Önlemlerin hukuki, teknik ve çevresel yapılabilirlik analizleri de bu aşamada gerçekleştirilir.

    Tüm bu çalışmalar sonucunda, SUMP’un Eylem Planı ortaya çıkar. Bu planda, hangi yıl hangi projenin hayata geçirileceği, bunun için gerekli kaynaklar ve sorumlular açıkça yazılır. Eylem planı, SUMP dokümanının kalbidir ve stratejinin uygulamaya dönüşmesini sağlar.

    Uygulama ve İzleme (Aşama 4)

    Dördüncü ve son aşama olan Uygulama ve İzleme, planın hayata geçtiği dönemdir. Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı belgesi kağıt üzerinde kalsa bir anlam ifade etmeyeceği için, planın öngördüğü projeler ve politikalar belirlenen takvime göre uygulanmaya başlanır. Bu aşamada başarılı bir yürütme için güçlü bir proje yönetimi yapısı kurulur. Belediyede ilgili birimler arasında koordinasyon sağlanır; örneğin ulaşım, altyapı, çevre ve zabıta birimleri gibi uygulayıcılar düzenli toplantılarla ilerlemeyi takip eder.

    Uygulama süreci, aynı zamanda izleme ve değerlendirme faaliyetleriyle iç içe yürütülür. SUMP hazırlanırken belirlenmiş olan performans göstergeleri (ör. trafik hızları, toplu taşıma kullanım oranı, emisyon düzeyleri, kaza sayıları vb.), plan uygulandıkça düzenli aralıklarla ölçülür.

    İzleme verileri ışığında, gerekli görüldüğünde düzeltici önlemler de alınır. Diyelim ki öngörülen bir otobüs hattı iyileştirmesi beklenen etkiyi oluşturmadı; bu durumda güzergah değişikliği veya ek destekleyici önlem devreye sokulabilir.

    Plan uygulamasının sonunda veya önemli bir kilometre taşında, kapsamlı bir değerlendirme yapılır. Hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı, başarılı olunan ve eksik kalan noktalar analiz edilir.

    Özetle, Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı hazırlama süreci iteratif ve öğrenmeye dayalı bir yaklaşımla yürütülür. Plan bir kere hazırlanıp unutulmaz; aksine, yaşayan bir doküman olarak sürekli takip, değerlendirme ve güncellemeye tabi tutulur. Böylece şehir, değişen koşullara adapte olabilen dinamik bir hareketlilik stratejisine sahip olur.

    sürdürülebilir kentsel hareketlilik planı

    Türkiye’de ve Dünyada SUMP Uygulamaları

    Dünya’daki Uygulamalar

    Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı konsepti, Avrupa başta olmak üzere dünyada giderek yaygınlaşan bir uygulama haline gelmiştir. Avrupa Komisyonu’nun 2013’te SUMP kavramını tanıtmasının ardından, kıta genelinde yüzlerce şehir bu yaklaşımı benimseyerek kendi planlarını hazırlamıştır. Örneğin, Fransa’da 100 bin nüfusun üzerindeki şehirler için benzeri sürdürülebilir ulaşım planları (Plan de Déplacements Urbains) hazırlamak yasal bir gerekliliktir. Almanya, İspanya, İtalya gibi ülkelerde ulusal hükümetler finansal teşvikler ve rehberlik mekanizmalarıyla yerel yönetimleri SUMP hazırlamaya özendirmektedir.

    Birçok Avrupa kenti, SUMP doğrultusunda önemli başarı hikayeleri yazmıştır. Ghent (Belçika), SUMP kapsamında 2017’de uygulamaya koyduğu “dolaşım planı” ile şehir merkezindeki gereksiz araç geçişlerini engelleyip yayalaştırma alanlarını artırmış; bunun sonucunda kent merkezinde motorlu araç trafiğinde belirgin bir düşüş ve bisiklet kullanımında artış sağlamıştır.

    Madrid, kent çapında düşük emisyon bölgeleri ve otopark yönetim politikalarıyla hava kalitesini artırırken toplu taşımayı cazip hale getirmiştir.

    Paris, 2024 Olimpiyatları hedefiyle hazırladığı sürdürülebilir ulaşım planında on binlerce yeni bisiklet park yeri, “15 dakikalık şehir” yaklaşımıyla hizmetlerin mahalle düzeyinde erişilebilirliği gibi yenilikçi adımlar atmıştır.

    Kopenhag (Danimarka), SUMP ilkeleri doğrultusunda geliştirdiği “Bisiklet Başkenti” stratejisiyle ulaşımın merkezine bisikleti yerleştirmiş, çok modlu entegrasyonu güçlendirmiş ve araç bağımlılığını azaltmıştır. Kent, sıfır emisyonlu ulaşım ve paylaşım sistemlerinde Avrupa’ya öncülük etmektedir.

    Viyana (Avusturya), “Yaşanabilir Şehir” vizyonu kapsamında SUMP çerçevesine uyumlu ulaşım planları geliştirerek yayalaştırma, yeşil alan dönüşümü ve iklim nötr ulaşım hedeflerini bütüncül biçimde ilerletmektedir.

    Barcelona (İspanya), SUMP stratejisinin güçlü bir örneği olan “Süperbloklar Devrimi” ile araç trafiğini azaltıp kamusal alanları yayalara ve bisikletlilere kazandırmış, hava kalitesi ve yaşam memnuniyetinde belirgin iyileşmeler sağlamıştır.

    barselona superblok plan
    barselona superblok gorsel

    Singapur, “Akıllı Hareketlilik” yaklaşımıyla veri temelli ulaşım yönetimini, otonom araç testlerini ve 45 dakikalık şehir hedefini hayata geçirerek Asya’da SUMP prensipleriyle uyumlu en yenilikçi mobilite örneklerinden biri haline gelmiştir.

    Türkiye’deki Uygulamalar

    Türkiye’de SUMP uygulamaları henüz yeni gelişmekle birlikte hızla ivme kazanmaktadır. İstanbul, Türkiye’nin ilk Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı’nı hazırlayan şehir olmuştur. İstanbul’da, 2019-2022 arasında Birleşik Krallık’ın Global Future Cities programı desteğiyle yürütülen SUMP projesi Mart 2022’de tamamlanmış ve kamuoyuna açıklanmıştır.

    İstanbul’un ardından, diğer büyükşehirler de Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı çalışmalarına yönelmeye başlamıştır. Kocaeli ve İzmir büyükşehir belediyeleri, AB destekli projelerle kendi SUMP süreçlerini başlatmışlardır. Özellikle Kocaeli, sanayi kenti kimliği nedeniyle ulaşımda çevreci dönüşüme ihtiyaç duyan bir il olarak, SKUP (Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı) hazırlığında insan ve çevre odaklı yeni bir yaklaşımı benimsemiştir. İzmir ise 2021’de başlattığı SUMP İzmir projesiyle, 4 milyonluk metropolde sürdürülebilir ulaşım stratejileri geliştirmektedir.

    Bir diğer dikkat çekici örnek Konya Büyükşehir Belediyesi’dir. Konya, 2020-2021 yıllarında Dünya Bankası ve AB hibe destekleriyle bir Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı projesi yürütmüş ve planını tamamlamıştır. Türkiye’nin yüzölçümü en büyük kenti olan Konya, bu plan sayesinde toplu taşımada elektrikli otobüslere geçiş, bisiklet yollarının artırılması (Konya zaten Türkiye’nin en gelişmiş bisiklet ağına sahiptir) ve kent merkezinde yaya bölgelerinin genişletilmesi gibi adımları planlarına dahil etmiştir.

    Ayrıca Ankara, 2022-2025 döneminde SMART Ankara adı altında bir SUMP projesi yürütmüş; bu kapsamda başkentin 2040 yılına kadar uzanan sürdürülebilir ulaşım vizyonu ve eylem planı üzerinde çalışmıştır. Temmuz 2025’te tamamlanan proje, Ankara’da akıllı bisiklet sistemi, toplu taşım entegrasyonu ve yaya dostu caddeler gibi uygulamaları öngörmektedir.

    Bunun yanında Antalya, Eskişehir, Gaziantep, Kayseri gibi şehirler de uluslararası fonlar (EBRD Yeşil Şehirler programı, AB’nin IPA fonları vb.) aracılığıyla sürdürülebilir ulaşım planlaması çalışmalarına girişmektedir. 2023 itibarıyla Türkiye’de 10’u aşkın büyükşehir SUMP hazırlamaya başlamış ya da tamamlamış durumdadır.

    skup-turkiye-logoTürkiye genelinde SUMP yaklaşımının yaygınlaşması için ulusal düzeyde de destek mekanizmaları kurulmaktadır. Türkiye Belediyeler Birliği’nin yürütücüsü olduğu ve AB tarafından finanse edilen Türkiye’de Şehirlerde Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik için AB Desteği Projesi (SKUP Türkiye) 2023 itibarıyla tamamlanmış ve bu proje kapsamında birçok belediyeye eğitim, teknik destek ve hibe sağlanmıştır. Bu sayede Türkiye’de sürdürülebilir kentsel ulaşım planlaması konusunda bir farkındalık ve bilgi birikimi oluşmaya başlamıştır.

    SUMP Faydaları ve Beklenen Kazanımlar

    Çevresel Faydalar

    Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı ile teşvik edilen toplu taşıma, yürüyüş ve bisiklet kullanımı sayesinde fosil yakıtlı araç kullanımının azalması hedeflenir. Bu da havadaki PM₁₀, PM₂.₅, NOx gibi kirletici maddelerin azalmasına yol açar. Daha temiz hava, astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarının ve erken ölümlerin azalması demektir. Ulaşım, iklim değişikliğine neden olan sera gazlarının önemli bir kaynağıdır. Sürdürülebilir ulaşım politikaları sayesinde yakıttan kaynaklı karbon emisyonlarında ciddi düşüşler sağlanabilir.

    Özel araç trafiğinin ve özellikle eski dizel otobüs gibi gürültülü araçların azaltılması, kent merkezlerindeki sürekli trafik uğultusunu hafifletir. Gürültü kirliliğinin azalması, şehir yaşam kalitesini yükselttiği gibi, gürültüye bağlı stres ve uyku bozukluklarının da önüne geçer.

    Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı kapsamındaki bazı önlemler (örn. yol kapasitesini artırmak yerine talebi yönetmek, gereksiz yolları ortadan kaldırmak vs.) şehirlere yeni yeşil alanlar kazandırabilir. Örneğin araç trafiğine kapatılan bir yol, “yeşil koridor” haline getirilerek hem bir yaya-bisiklet yolu hem de ağaçlandırılmış bir alan oluşturabilir. Bu da şehir ekosistemine katkı sunar, ısı adası etkisini azaltır.

    Özetle, SUMP uygulamaları çevrenin korunması ile şehir yaşam kalitesinin artırılmasını aynı potada eritir. Daha temiz hava, daha az gürültü, daha yeşil ve iklim dostu şehirler yaratmak, sürdürülebilir hareketlilik planlarının nihai çevresel hedefidir.

    Ekonomik Kazanımlar

    Sürdürülebilir kentsel hareketlilik, uzun vadede kent ekonomisine de önemli kazanımlar sağlar. Trafik sıkışıklığı ve verimsiz ulaşım sistemleri ekonomiye gizli maliyetler yükler. Avrupa Komisyonu verilerine göre trafik tıkanıklığının oluşturduğu zaman ve yakıt kaybının maliyeti, AB genelinde yılda yaklaşık 140 milyar € (GSYH’nin %1’i) düzeyindedir.

    Akıcı bir ulaşım sistemi, işe gidiş gelişlerde harcanan zamanı azaltır ve iş gücü verimliliğini artırır. İnsanlar trafikte daha az süre kaybedince, üretken faaliyetlere veya sosyalleşmeye daha fazla zaman ayırabilir. Ayrıca araçların trafikte beklerken tükettiği yakıt azalacağından, hem bireysel anlamda yakıt maliyetleri düşer hem de ülke ekonomisi genelinde petrol tüketimi azalır.

    Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı, talep yönetimi yoluyla yeni devasa yol altyapıları yapma ihtiyacını azaltabilir. Örneğin, mevcut yol kapasitesini verimli kullanarak (akıllı ulaşım sistemleri, toplu taşım iyileştirmeleri vb. ile) yeni otoyollara ihtiyaç kalmayabilir. Bu da kamu bütçesine ciddi bir yük getiren yol projelerine daha az kaynak ayrılması anlamına gelir.

    İnsan odaklı ulaşım, şehir merkezlerinde yaya trafiğini ve hareketliliği artırarak ticari canlılığı destekler. Tarihi ve ticari merkezlerin araç trafiğine kapatılması veya sınırlandırılması, ilk bakışta araç erişimini kısıtladığı için esnafı endişelendirebilir; ancak birçok Avrupa kentinde görülmüştür ki yaya dostu, çekici kent merkezleri daha fazla ziyaretçi çekmekte, bu da mağaza ve restoranların cirolarını artırmaktadır.

    trafiksiz-meydan

    Genel olarak SUMP, ekonomik verimlilik ile sürdürülebilirlik arasında win-win (kazan-kazan) bir durum oluşturmayı hedefler. Daha erişilebilir ve verimli bir şehir, yatırımcılar ve turistler için de çekici hale gelir. Ulaşımın iyileşmesiyle lojistik süreçler hızlanır, tedarik zincirleri güvenilirleşir. Tüm bunlar kentin rekabetçiliğini ve yaşanabilirliğini artırarak uzun vadeli ekonomik refaha katkıda bulunur.

    Sosyal ve Toplumsal Etkiler

    Sürdürülebilir kentsel hareketlilik planlarının belki de en nihai amacı, insan hayatını kolaylaştırmak ve toplumsal refaha katkıda bulunmaktır. Ulaşım, insanların işe, okula, sağlık hizmetlerine, sosyalleşme aktivitelerine erişiminin temel aracıdır.

    Sürdürülebilir hareketlilik, herkesi kapsayan bir ulaşım sistemi kurmayı hedefler. Özellikle araba sahibi olmayan kesimler (öğrenciler, düşük gelirli aileler, yaşlılar, engelliler) için kentsel ulaşımda fırsat eşitliği sağlanması önemlidir. Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı, erişilebilirliği artırarak bu grupların kentsel hayata katılımını kolaylaştırır.

    SUMP’ın önemli hedeflerinden biri de trafik güvenliğini artırmaktır. Sürdürülebilir hareketlilik planları, hız yönetimi (ör. yerleşim alanlarında 30 km/s hız limitleri), yol güvenliği eğitimleri, bisikletliler ve yayalar için korunaklı altyapı gibi önlemler içererek kazaları azaltır.

    Aktif ulaşımın (yürüyüş, bisiklet) teşviki, toplumun fiziksel aktivite seviyesini yükseltir ve sedanter yaşamın yol açtığı obezite, kalp-damar hastalıkları gibi sorunların azaltılmasına yardımcı olur.

    Tüm bu sosyal faydalar, SUMP’ın sürdürülebilir ulaşım yoluyla aslında daha sürdürülebilir toplum hedefine hizmet ettiğini gösterir. İnsan odaklı planlama sayesinde şehirler, sakinleri için daha sağlıklı, güvenli, adil ve mutlu yaşam alanlarına dönüşebilir. Sonuçta ulaşım, insan hayatının merkezinde yer alır ve onu iyileştirmek toplumsal gelişimin anahtarlarından biridir.

    Sonuç

    Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı (SUMP), 21. yüzyıl kentlerinin karmaşık ulaşım ve çevre sorunlarına karşı entegre, insan odaklı ve sürekli iyileştirmeye dayalı tek geçerli stratejik yanıttır. SUMP, ulaşımı, yaşam kalitesi, çevresel sağlık ve ekonomik verimlilik perspektifiyle yeniden tanımlar.

    Elbette Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı hazırlamak ve uygulamak, geleneksel yaklaşımlara kıyasla başlangıçta zorlu görünebilir; kapsamlı veri toplama, kurumlar arası koordinasyon, yoğun paydaş katılımı gibi zahmetli süreçleri vardır. Ancak elde edilen sonuçlar, bu çabaya fazlasıyla değmektedir. Pek çok Avrupa şehri, SUMP sayesindeki dönüşümün somut faydalarını yaşamıştır: Trafik sıkışıklığı azalmış, hava kalitesi iyileşmiş, şehir merkezleri canlılık kazanmış, insanlar toplu taşıma ve bisiklete yönelmiş, kazalar ve karbon emisyonları düşüşe geçmiştir. Tüm bunlar bir araya geldiğinde, şehirler daha rekabetçi, sağlıklı ve dirençli bir yapıya kavuşur.

    Bisiklet süren insanların sağlığa faydaları, huzurlu an.

    Hayal edin: 2030 yılında İstanbul’da sabah işe gidiyorsunuz. Evinizden 200 metre ilerideki metro istasyonuna yürüyorsunuz. Yeşil, gölgeli bir yol. 3 dakika içinde metro geliyor. 25 dakika sonra işyerinizin 300 metre yakınındaki istasyona varıyorsunuz. Gerisi yürüyüş. Toplam süre: 35 dakika. Eski günlerde aynı yolculuk 90 dakika sürüyor ve trafikte stres yaşıyordunuz. Aslında bu bir hayal değil, SUMP ile gerçekleşebilir bir gelecek.

    Unutmayalım; sürdürülebilir şehirler inşa etmek, gelecek nesillere bırakabileceğimiz en değerli mirastır. Şehirlerimiz bize ait. Onları araçlar için değil, insanlar için tasarlamanın zamanı çoktan geldi.

    Sıkça Sorulan Sorular

    SUMP, Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı anlamına gelir. Geleneksel master planları genellikle motorlu araçların kapasitesini ve akışını artırmaya odaklanırken, SUMP insan odaklıdır; yaşam kalitesini, çevreyi ve sosyal eşitliği önceler. Geleneksel planlar statik ve sektörel iken, SUMP entegre, disiplinlerarası, döngüsel ve katılımcı bir süreçtir.

    Kentin büyüklüğüne ve veri toplama kapasitesine bağlı olarak genellikle 12 ila 24 ay sürebilir. Temel aşamalar, sırasıyla: 1) Hazırlık ve Kapsamlı Analiz (Veri toplama, mevcut durum tespiti), 2) Strateji Geliştirme (Vizyon, hedefler ve senaryo modelleme), 3) Önlem Planlaması (Eylemlerin seçimi ve önceliklendirilmesi) ve 4) Uygulama ve İzleme (Finansman, uygulama ve sürekli performans değerlendirmesi) aşamalarıdır.

    SUMP uygulamaları, yerel ve ulusal bütçelerin yanı sıra uluslararası kaynaklardan finanse edilebilir. Başlıca uluslararası kaynaklar, IPA Ulaştırma Operasyonel Programı (UOP) , kentsel planlama kapasitesini ve finansal yatırımları destekleyen Dünya Bankası Sürdürülebilir Şehirler Projesi (SŞP) ve özellikle yeşil altyapı ve akıllı şebeke çözümlerini destekleyen EBRD’dir.

    Modal dağılım, kentsel alandaki toplam yolculuk sayısının, kullanılan farklı ulaşım modlarına (özel araç, toplu taşıma, bisiklet, yaya) göre yüzde olarak ayrılmasıdır. SUMP'taki temel hedef, özel araç kullanımının modal payını düşürerek, aktif hareketlilik (yaya/bisiklet) ve toplu taşıma gibi çevreye duyarlı modların payını artırmaktır.

    İstanbul, 2022’de tamamladığı SUMP ile Türkiye’de ilk örneği gerçekleştirdi. Kocaeli kendi SKUP projesini hazırladı. Konya, AB hibesi ve Dünya Bankası desteğiyle SUMP’ını tamamlayan bir diğer öncü şehirdir. Ankara da “SMART Ankara” projesiyle 2040 hedeflerini içeren bir SUMP çalışmasını 2025 yılında bitirmiştir. Ayrıca İzmir, Antalya, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, Mersin gibi büyükşehirler SUMP hazırlama sürecine girmiş durumdadır.

    SUMP'un izlenmesi, planın hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını anlamak, sürekli iyileştirme sağlamak ve uluslararası finansman kuruluşlarına  performans raporu sunmak için zorunludur. İzlemede kullanılan temel veriler arasında modal dağılım istatistikleri , trafik yoğunluğu, yolculuk süreleri, kaza oranları ve hava kirliliği göstergeleri yer alır. Bu verilerin uluslararası standartlara uygun toplanması, izlemenin güvenilirliğini artırır.

    Kaynaklar

    Yeşil Ajanda Bülten

    Her Pazartesi 09.00: haftanın yazısı, öne çıkan haberler ve sektörden kısa kısa, tek e-postada.

    Yeşil Ajanda Bülten

    Her Pazartesi 09.00: haftanın yazısı, öne çıkan haberler ve sektörden kısa kısa, tek e-postada.

    Scroll to Top